Şehrikalp’te Büyümek: Pamuk Apartmanı’nın Arka Balkonu, Aile Sırları ve Nişantaşı

Şehrikalp’te Büyümek: Pamuk Apartmanı’nın Arka Balkonu, Aile Sırları ve Nişantaşı

Nişantaşı’nda bazı apartmanların kapısında yalnızca bir isim yazar. Bazılarının ise iki adı vardır: biri resmî, biri hafızanın koyduğu.

Teşvikiye Caddesi’ndeki Pamuk Apartmanı, Orhan Pamuk’un Kara Kitap’ında Şehrikalp Apartmanı olarak çıkar karşımıza. Bir tarafta gerçek bir aile apartmanı; diğer tarafta İstanbul edebiyatının en gizemli binalarından biri. Bu yüzden önünde durup yukarı bakanların sayısı, kapı numarasını kontrol edenlerden fazladır. Nişantaşı’nın en “okur meraklısı” apartmanlarından biridir burası.

Orhan Pamuk’un çocukluğu bu binanın etrafında, dairelerinde ve özellikle arka balkona açılan aile hayatında geçer. Dışarıdan bakıldığında Teşvikiye’nin düzenli, mesafeli, iyi aile apartmanlarından biri gibi görünür. Fakat içeride daha karmaşık bir dünya vardır: Aynı binada yaşayan akrabalar, aile büyüklerinin kararları, çocukların birbirinden ayrıldığı ev düzenleri, taşınmalar, küskünlükler, tekrar bir araya gelmeler…

Pamuk, doğumundan sonra apartmanın inşaatı henüz sürdüğü için önce Ayaspaşa’daki Ongan Apartmanı’na götürüldüğünü anlatır. Ardından hayatının asıl sahnesi Pamuk Apartmanı olur. Bir romancının çocukluk evi olarak düşününce insanın aklına ağır perdeler, sessiz odalar ve kitap dolu raflar geliyor. Ama bu apartmanın en güçlü tarafı, kusursuz ve steril bir aile portresi sunmaması.

Tam tersine, Nişantaşı’nın o klasik “iyi aile” görüntüsünün arkasındaki gerçek hayatı taşıması.

Aile apartmanı, dışarıdan güvenli bir düzen demektir: Aynı soyadları zillerde yan yana, bayramlarda açılan kapılar, üst katta halanın, alt katta amcanın oturması. Fakat aynı yakınlık, insanı her an birbirinin hayatına dahil eden bir sahneye de dönüşür. Kimin nerede olduğu, kimin eve geç geldiği, hangi dairede seslerin yükseldiği; bütün bunlar merdiven boşluğunda dolaşır.

Kara Kitap’taki Şehrikalp Apartmanı’nın karanlığı da biraz buradan gelir. Apartman, yalnızca bir adres değildir; şehrin ve ailenin sırlarını saklayan, katları arasında kaybolunan bir kurmaca mekândır. Nişantaşı’nın pırıl pırıl vitrinlerinden birkaç adım içeride, çocukluk anılarının, aile hikâyelerinin ve roman kişiliklerinin birbirine karıştığı bir dünya.

Binanın önündeki ağaçla ilgili hikâye ise tam bir mahalle efsanesi tadında. Orhan Pamuk’un aktardığına göre 1957’de cadde genişletme çalışmaları sırasında kesilmesi planlanan ağaç için Pamuk ailesi gece boyunca nöbet tutar. Baba, amca, çocuklar… Aile, ağacı korumak için sokağa iner. Bugün Nişantaşı’nda bir ağacın çevresinde konuşulan her şey düşünüldüğünde, bu sahne şaşırtıcı derecede güncel gelir.

Bir ağaç için tutulan nöbet, aslında bir apartmanın önündeki manzarayı, çocukluğun ışığını ve “bizim evin önü” denen o çok özel alanı koruma isteğidir.

Pamuk Apartmanı’nın bulunduğu çevre de başlı başına bir magazin arşividir. Bir zamanlar büyük paşa konaklarının bahçeleri olan bu bölge, 1950’lerde apartmanlaşmaya başlamış; eski Nişantaşı’nın konaklı hayatı, aile apartmanlarının koridorlarına taşınmıştır. Karşı tarafta yıkılan konaklar, birkaç sokak ötede okul binaları, cadde boyunca yer değiştiren dükkânlar… Her şey değişirken Pamuk Apartmanı, hem o dönüşümün tanığı hem de edebiyata geçmiş bir dekor olarak kalmıştır.

Bu nedenle burası, “Orhan Pamuk’un oturduğu apartman” olmanın ötesinde bir yerdir. Bir zamanlar aile soyadlarının bütün bir binayı kapladığı, çocukların arka balkonlarda fotoğraflandığı, büyüklerin geçmişi tekrar tekrar anlattığı; şehir hayatının hem çok şık hem de çok kapalı devre yaşandığı Nişantaşı’nın küçük bir özeti.

Şehrikalp adı da boşuna değil.

Çünkü bazı binalar şehrin tam merkezinde durmaz; ama şehrin kalbine giden bütün eski hikâyeleri içlerinde saklar.

Kaynak notu: Pamuk Apartmanı’nın Kara Kitap’taki Şehrikalp Apartmanı’yla bağı, 1950’lerdeki yapım süreci, Orhan Pamuk’un çocukluk hatıraları ve apartman önündeki ağaca ilişkin anlatı için Pamuk Apartmanı araştırmasına bakılabilir.