Bir Pembe Mermer Hafızası: Bayer Apartmanı’nın Köşesinde Nişantaşı
Nişantaşı’nda bazı köşeler vardır; insan her gün önünden geçer ama aslında orada kaç ayrı zamanın üst üste durduğunu ancak bir gün başını kaldırınca fark eder. Valikonağı ile Rumeli Caddesi’nin kesiştiği yerdeki Bayer Apartmanı, tam böyle bir yapı.
Bugün vitrinlerin, randevuların, hızlı adımların arasında durur. Fakat bulunduğu yerin geçmişinde bir zamanlar Şadiye Sultan’ın Nişantaşı Sarayı olarak anılan konağı vardır. Sultan II. Abdülhamid’in kızı Şadiye Sultan’ın bu köşedeki yaşamından sonra, şehir değişmiş; konakların bahçeleri daralmış, İstanbul’un yeni hayatı apartman katlarına taşınmıştır. Bayer Apartmanı, o dönüşümün taşlaşmış hâli gibidir.
1950’lerde eczacı Hüsnü Bayer tarafından yaptırılan bina, Rükneddin Güney’in imzasını taşır. Eczacılık mesleğinin disiplinini ve Cumhuriyet dönemi Nişantaşı’sının modernleşme arzusunu taşıyan bir yapı bu. Ne bir saray kadar geçmişe ait ne de tamamen bugünün vitrini. İkisinin arasında, kendine has bir ara dönem hissi vardır.
Kapıdan içeri girildiğinde ilk dikkat çeken şey pembe mermerlerdir. Gösteriş yapmak için değil, geleni biraz yavaşlatmak için seçilmiş gibidirler. Sokakta acele eden insanın ritmi, girişte bir an değişir. Kimi binalar içeri girene “burası bir adres” der; Bayer ise “burası bir dönem” hissini verir.
Bir zamanlar alt katlarında Kontes Pastanesi, İş Bankası, çiçekçi, tuhafiye ve kuru kahveci gibi dükkânlar varmış. Bu detay tek başına eski Nişantaşı’nı anlatmaya yeter: Aynı köşede sabah bankaya uğrayan biri, öğleden sonra çiçek alır; akşamüstü pastanede oturur; apartmanın üst katlarında ise şehrin daha sessiz, daha özel hayatı devam ederdi.
Sonra sağlık dünyası binaya yerleşmiş. Hüsnü Bayer’in eczacı oğlu Nurhan Bayer’in kurduğu sağlık merkeziyle birlikte apartman, zamanla muayenehanelerin adresi olmuş. Belki de bu yüzden Bayer Apartmanı’nın hafızası yalnızca estetik değil; biraz telaş, biraz bekleyiş, biraz da şifa duygusu taşır. Nişantaşı’nın en şık köşelerinden birinde, yıllarca insanların hayatlarına dair en kişisel meseleler konuşulmuştur.
Bugün binaya bakarken insanın aklına şu geliyor: Nişantaşı sadece değişen markalarla, yeni açılan mekânlarla anlatılamaz. Asıl hikâye, eski bir sarayın yerinde yükselen bir apartmanın; pastaneden bankaya, eczacılıktan muayenehaneye, mahalle hayatından modern şehrin temposuna uzanan bu dönüşümünde saklıdır.
Bayer Apartmanı hâlâ o köşede duruyor. Pembe mermeriyle, güçlü kapısıyla, günün akışını hiç acele etmeden seyrediyor. Çünkü bazı binalar yalnızca şehirde yer kaplamaz; şehrin hafızasını taşır.
Yapıya ilişkin tarih, mimar ve kullanım bilgileri için: Her Umut Ortak Arar – Bayer Apartmanı.