Poyracık Sokak’ta Bir Piyano: Dorsay Apartmanı ve Leyla Gencer’in İstanbul’u

Poyracık Sokak’ta Bir Piyano: Dorsay Apartmanı ve Leyla Gencer’in İstanbul’u

Nişantaşı’nın bazı sokakları, büyük caddelerin şöhretinden özellikle uzak duruyor gibidir. Poyracık Sokak da onlardan biri. Teşvikiye’nin hep hareketli, hep görünür tarafına birkaç adım mesafede; ama kendi içine kapalı, daha alçak sesli bir dünya.

Bu sokağın içinde duran Dorsay Apartmanı, Nişantaşı’nın en güzel sakladığı sanat hikâyelerinden birini taşır.

1966’da, arsa sahibi Adile Dorsay tarafından yaptırılan yapı; dönemin müteahhitleri Agop Bey ve Parseh Bey tarafından inşa edilir. Adile Hanım, Osmanlı’nın Paris Konsolosu ve Viyana Başkonsolosu Hüsnü Bey’in eşidir; hayatının sonuna kadar da bu apartmanda yaşar. Bugün dahi binada Dorsay ailesinin torunlarının yaşaması, İstanbul’da artık nadir rastlanan o aile sürekliliğinin küçük ama çok kıymetli örneklerinden biridir.

Dorsay Apartmanı’nın ismi, film eleştirmeni Atilla Dorsay’ı çağrıştırabilir. Fakat apartmanın hikâyesi, sinemadan önce fotoğrafla ve ardından operayla kesişir. Yapı, fotoğrafçı Mustafa Dorsay ve ailesinin kurduğu dünyayla ilişkilidir. Eski sakinlerin anlattığına göre geniş planlı daireleri, uzun koridorlara açılan odaları ve arka tarafta büyük bir bahçesi vardır. Bu bahçe, bir zamanlar yemyeşil ağaçların arasına bakar; İstanbul’un susuz günlerinde işe yarayan büyük su deposunu da saklardı.

Bugün Nişantaşı’nda geniş bir bahçe fikri bile neredeyse masalsı geliyor.

Ama Dorsay Apartmanı’nı esas unutulmaz yapan, 1970 ile 2007 yılları arasında burada yaşayan Leyla Gencer.

Dünya opera sahnelerinde “La Diva Turca” olarak anılan Gencer, Milano’daki hayatı ile İstanbul’daki evi arasında gidip gelirdi. Sahne ışıklarının, provaların, gala gecelerinin ve uluslararası sanat çevresinin ardından Poyracık Sokak’taki bu apartmana dönmek… Bu düşüncenin kendisi bile Nişantaşı’na çok yakışıyor.

Çünkü Nişantaşı’nın eski zarafeti biraz da buydu: Dünyaya açık olmak, ama bunu yüksek sesle anlatmamak.

Leyla Gencer’in Dorsay Apartmanı’ndaki salonunda bir kuyruklu piyano olduğu anlatılır. Bugün o evi bilenlerin anlattığı bu ayrıntı, binanın havasını bir anda değiştiriyor. Poyracık Sokak’ta, günün belirli saatlerinde bir piyanonun kapağının açıldığını; notaların pencerelerden bahçeye doğru yayıldığını hayal etmek mümkün.

Belki o müzik her zaman duyulmuyordu. Belki piyano, Leyla Gencer İstanbul’da olmadığı zamanlarda sessizce yerinde duruyordu. Ama bazı eşyalar, çalınmasalar bile bir hayatın ritmini taşır. Kuyruklu piyano da o evde yalnızca bir mobilya değil; Milano, La Scala, İstanbul ve Boğaz arasında kurulmuş görünmez bir köprü gibiydi.

Leyla Gencer 2008’de Milano’da hayatını kaybetti. Vasiyeti doğrultusunda yakıldı; külleri İstanbul’da, Dolmabahçe Sarayı ile Dolmabahçe Camii arasındaki Boğaz sularına, opera eşliğinde bırakıldı. Bir sanatçının hayatı, sahne aldığı şehirler kadar; dönebildiği evlerle de hatırlanıyor.

Dorsay Apartmanı bu yüzden yalnızca Leyla Gencer’in yaşadığı bir adres değil. Türkiye’nin en büyük opera sanatçılarından birinin İstanbul’daki sessiz sığınağı.

Apartmanın hikâyesi sanatla burada da bitmiyor. Sonraki yıllarda Leyla Gencer’in yaşadığı daire, caz müzisyeni olan bir ev sahibine geçiyor. Yakındaki Feza Apartmanı’nda yaşayan Erol Günaydın’ın ailesinden anlatılan hatıralar ve bahçede atölyesi bulunan heykeltıraş Yaşam Şaşmazer’e dair izler de eklenince, Dorsay Apartmanı neredeyse farkında olmadan bir sanatçılar apartmanına dönüşüyor.

Nişantaşı’nın güzelliği bazen tam olarak burada saklı: Bir kapının ardında opera, yan sokakta tiyatro, başka bir pencerede fotoğraf; hepsi birbirini ilan etmeden, sessizce aynı mahallede yaşar.

Poyracık Sokak’tan geçerken Dorsay Apartmanı’nın önünde durup uzun uzun bakmak gerekmiyor. Ama binanın önünden geçerken içeride bir zamanlar duran o kuyruklu piyanoyu düşünmek, sokağın sesini bir anlığına değiştiriyor.

Ve insan şunu fark ediyor: Bazı apartmanlar, içinde yaşayanları unutmuyor. Notaları duvarlarında kalmasa bile, o müziğin hafızasını yıllarca taşıyor.

Araştırma notu: Dorsay Apartmanı’nın 1966’da Adile Dorsay tarafından yaptırıldığı; Agop Bey ve Parseh Bey tarafından inşa edildiği; Leyla Gencer’in 1970–2007 arasında burada yaşadığı, apartmanın bahçesi ve piyanosuna dair hatıralar Dorsay Apartmanı araştırmasında yer alır.