Bir Semtin Hafızası, Alışveriş Listesinde Saklıdır

Zekeriyaköy’de bir hayatın ritmini anlamak için yalnızca evlerin bahçelerine ya da ormanın çizgisine bakmak yetmez.

Bir sabah hangi markete uğrandığına, salı günü pazar çantasının kapının yanında bekleyip beklemediğine, akşamüstü mutfakta eksik kalan küçük bir şey için nereye gidildiğine de bakmak gerekir.

Çünkü bir semt, en çok bu tekrarların içinde gerçek olur.

Zekeriyaköy’de gün çoğu zaman büyük bir planla başlamaz. Kahvaltıda reçelin azaldığı fark edilir. Bahçedeki saksılar için toprak gerekir. Akşam misafir gelecektir; eve giderken birkaç şey daha alınacaktır. Hayatın bu küçük ihtiyaçları, bölgenin kendi içinde kurduğu alışkanlıklarla karşılanır.

Bazen yol Zekeriyaköy Çarşı tarafına düşer. Günlük alışveriş için Migros, File Market ya da mahalle ölçeğinde çalışan Sarıyer Market gibi duraklar, semtin gündelik akışına karışır. Burada alışveriş, sadece eksikleri tamamlamak değildir. Aynı sokaklardan geçmek, tanıdık yüzlere rastlamak, eve dönüş yolunu bölmeden ihtiyaçları aradan çıkarmaktır.

Bazı alışverişler ise daha yavaş yapılır.

Salı günleri kurulan Zekeriyaköy Salı Pazarı, semtin haftalık ritminde ayrı bir yere sahiptir. Tezgâhlardaki sebze-meyve, mevsimin neye döndüğünü gösterir: ilkbaharda enginar ve otlar, yazın domatesin kokusu, sonbaharda kestane ve kabak, kışın narenciye kasaları… İnsan bazen ne pişireceğine evden çıkarken karar vermez; pazarda gördüğü bir renge, bir kokuya göre mutfağın planı değişir.

Bir pazar sabahı daha geniş bir alışveriş için Uskumruköy Pazarı’na uğrayanlar da vardır. Bu tür yerler, Zekeriyaköy’ün yalnızca sitelerden ve evlerden oluşmadığını hatırlatır. Yakın çevreyle kurulan bağ; aynı fırından ekmek almakta, mevsimlik ürün seçmekte, ev için gereken küçük şeyleri ararken tanıdık yollardan geçmekte gizlidir.

Ev ve bahçe hayatı, Zekeriyaköy’de doğal olarak biraz daha fazla yer tutar. Bu yüzden Koçtaş Fix gibi duraklar da gündelik yaşamın beklenmedik kahramanlarıdır. Bir ampul, yeni bir saksı, bahçe için hortum ucu ya da hafta sonu akla gelen küçük bir düzenleme… Burada ev, yalnızca içinde yaşanan bir yer değildir; zamanla ilgilenilen, değiştirilen, kişiselleştirilen bir alandır.

Zekeriyaköy’ün büyümesi belki de tam olarak bu yüzden farklı okunmalı.

Burası yalnızca yeni evlerin eklendiği bir bölge olarak büyümedi. İnsanların gündelik yaşamlarını daha yakından kurabilecekleri bir yer hâline geldi. Şehir merkezinde çoğu şey kapıya gelir; burada ise bazen insanın kendisi çıkar. Pazara uğrar, marketten döner, bahçe için bir şey seçer, eve gelirken yol üzerinde mevsimin değiştiğini fark eder.

Aitlik, çoğu zaman büyük kararların değil, küçük alışkanlıkların sonucudur.

Bir gün mutfak tezgâhında pazar çantası dururken,
bir akşam eve dönüşte market poşetleri taşınırken,
bir pazar sabahı bahçeye dikilecek yeni bir bitki seçilirken…

İnsan fark eder:

Bir yer, yalnızca yaşanacak kadar güzel olduğu için değil; günlük hayatı size doğal gelmeye başladığı için ev olur.