Hayata Biraz Daha Gökyüzü Eklemek İstediğimizde: Zekeriyaköy

İstanbul’un en güzel yanı, her ruh hali için cebinde bir anahtar saklamasıdır. Bazı dönemler vardır; sabahın ilk ışıklarıyla kendimizi Teşvikiye’nin o hayat dolu kalabalığına atmak, sokaklardaki devinimi solumak, o yüksek tavanlı Nişantaşı dairelerinin vakur havasında şehri içimize çekmek isteriz. Çünkü Nişantaşı, İstanbul ile aramızdaki o en köklü ve en şık bağdır. Fakat bazen, o bağın biraz daha nefes almaya, biraz daha “maviye ve yeşile” ihtiyacı olduğunu hissederiz. İşte o zaman, zihnimizdeki rota kendiliğinden kuzeye, ormanın sessiz bir vadiyle buluştuğu yere kırılır. Zekeriyaköy, bizim için sadece bir semt adı değil; yaşam alanımıza biraz daha gökyüzü katma kararıdır.

Zekeriyaköy’ü, Nişantaşı’nın o sofistike zevklerinden bir kopuş olarak görmek büyük bir yanılgı olur. Aksine burası, o zevklerin geniş pencerelerden bahçeye sarktığı, ahşabın kokusunun orman esintisiyle karıştığı yeni bir sahnidir. Nişantaşı’nda bir akşam yemeği sonrasında sokağa çıktığınızda duyduğunuz o “şehrin sesi”, Zekeriyaköy’de yerini yıldızların sessizliğine bırakır. Buraya yönelen bir Nişantaşı sakini, aslında karakterini değil, sadece bakış açısını değiştirir; balkonundaki saksılardan, kendi bahçesindeki ulu ağaçların gölgesine bir adım atar. Zekeriyaköy, şehirle olan o yorucu ama tutkulu aşkımıza verilen en makul ve en asil aradır.

Biz Nişantaşı Partners olarak şuna inanıyoruz: İyi yaşamak, sadece tek bir koordinata sıkışmak değildir. İyi yaşamak; bazen şehrin en şık sokağında, bazen de ormanın en sessiz kıyısında, ama her iki yerde de aynı yüksek standartla var olabilmektir. Zekeriyaköy’deki portföyümüzü oluştururken, Nişantaşı’nın o rafine ve seçici gözünü yanımızda taşıdık. Bir evi değerli kılanın sadece metrekaresi değil, o evin içinde geçen sabahların huzuru olduğunu biliyoruz. Zekeriyaköy size; sabah kahvesini kuş sesleriyle yudumlarken, sadece yirmi dakika ötenizde o çok sevdiğiniz İstanbul’un beklediğini bilmenin verdiği o eşsiz güveni sunar.

Sonuçta hayat, seçimlerimizin toplamıdır. Ve bazen en büyük lüks, hem şehre ait olmak hem de ondan tamamen bağımsız kalabilmektir. Zekeriyaköy, bu muazzam dengenin dünyadaki karşılığıdır. Eğer siz de artık evinizin duvarlarının bittiği yerde doğanın başlamasını, sabahları perdelerinizi sadece güneşe değil, sonsuz bir yeşilliğe açmayı arzuluyorsanız; Zekeriyaköy’ün o bilge ve dingin ruhu size “nihayet geldin” diyecektir. Biz de tam o eşikte, Nişantaşı’nın o bildiğiniz zerafeti ve güveniyle, sizi bu yeni ve ferah hikâyenizin kapısında bekliyoruz. Çünkü biliyoruz ki, bir evin gerçek değeri, pencereden içeri giren ışığın ve huzurun miktarıyla ölçülür.