Kamondo Apartmanı: Galata’nın Merdivenli ve Asil Hikâyesi
Galata’da Serdar-ı Ekrem Sokak’ta yürürken, sadece bir bina değil, koca bir imparatorluğun ve bir ailenin kaderini görürsünüz. İşte Kamondo Apartmanı, tam da bu “aristokrat” Galata’nın en zarif temsilcisidir.
Hani şu meşhur, kıvrımlı, her fotoğrafçının mutlaka önünde durduğu Kamondo Merdivenleri var ya; işte o merdivenlerin ruhu bu apartmandan yükselir.
“İstanbul’un Rothschildleri”
Yapıya ismini veren Kamondo ailesi, 19. yüzyıl İstanbul’unun en güçlü, en varlıklı ve en hayırsever ailelerinden biriydi. İspanyol kökenli Sefarad bir aile olan Kamondolar, finans dünyasından kültüre kadar şehrin her yerine imza attılar.
Bu apartman da onların hem konutu hem de bir nevi prestij merkeziydi. Neoklasik cephesiyle sokağa öyle bir asalet katar ki, yanındaki binalar sanki ona saygı duruşunda duruyormuş gibi hissedersiniz. Ama binanın hikayesi sadece taş ve mimariden ibaret değil; asıl mesele o kapının ardındaki hayatlarda.
Merdivenlerin Gizli Sebebi
Halk arasında anlatılan o meşhur hikayeye göre; dede Abraham Kamondo, Voyvoda Caddesi’ndeki (Bankalar Caddesi) bankasına giderken yokuşlardan yorulmasın, daha önemlisi torunları okuldan dönerken yokuşu rahat çıksın diye o ünlü merdivenleri yaptırmıştır.
Yani o “estetik” merdivenler aslında bir dedenin torunlarına olan sevgisinin, taşlara dökülmüş halidir. Kamondo Apartmanı’ndan çıkan biri için o merdivenler sadece bir yol değil, evin bahçesi gibidir.
Kimler Geldi, Kimler Geçti?
Kamondo Apartmanı’nın zilleri, İstanbul’un entelektüel hafızası gibidir. Bu binanın odalarında kimlerin nefesi dolaşmadı ki?
-
Padişahın diş hekimi Hantz Von Der Heyde burada yaşamış.
-
Ünlü ressam Abidin Dino bu binada fırça sallamış.
-
Hatta mimar Gabriel Tedeschi’nin ayak sesleri bu merdivenlerde yankılanmış.
Yani burası sadece bir ikametgah değil, her katı ayrı bir sanat galerisi, her odası ayrı bir roman konusu olan bir yer.
Bir Başka Hüzün: Paris’ten Auschwitz’e
Ancak bu görkemli apartmanın hikayesi maalesef başladığı kadar mutlu bitmiyor. Kamondo ailesi 19. yüzyıl sonunda Paris’e yerleşmiş. İstanbul’a bu kadar çok eser bırakan ailenin son üyeleri, İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi toplama kamplarında hayatlarını kaybetmişler.
Bugün Kamondo Apartmanı’na baktığınızda, o taş detayların arasında sadece bir zenginlik değil, biraz da bu hüzünlü tarih gizlidir.
Galata’nın Asalet Simgesi
Bugün Kamondo Apartmanı, Galata’nın o kendine has kozmopolit ruhunu hala koruyor. Taş işçiliğindeki o zarafet, pencere kenarlarındaki ince detaylar ve her daim “mağrur” duruşuyla Galata turunun olmazsa olmaz durağıdır.
Eğer bir gün yolunuz oraya düşerse; binanın önünde durun, merdivenlere doğru bakın ve Abraham Kamondo’nun bankasına gitmek için kapıdan çıktığını hayal edin.
Çünkü binalar sadece içinde yaşayanları değil, zamanı da içinde hapseder. Ve Kamondo Apartmanı’nda hapsolan zaman, kesinlikle Galata’nın en şık, en asil zamanıdır.
Kaynak ve detaylar için: Galata’nın Tarihi Apartmanları ve theMagger – Tarihi Apartmanlar.